HiÇBiRYERDE - IN NOWHERE LAND
ABONE FORMU

ABONE OL
ABONELiKTEN AYRIL
HTML TEXT
 Ana Sayfa
 Arşivimiz
 Yazarlarımız
 Manilerimiz
 Forum Alanı
 İletişim Platformu
 Sohbet Odası
 E-Kart Servisi
 Sizden Yorumlar
 İletişim
 Reklam
 Gizlilik İlkeleri
 Kim Bu Editör?

 Milenyumun Mandalı : Sait Haşmetoğlu

Milenyumun Mandalı

İ k i n c i   B ö l ü m :

Sorunun tanımına doğru görsel bir yolculuk...

Bu bölümde temel sorunlarımızın yüzeysel tanımlarını aşıp bizi daha derinlerdeki yapısal gerçeklere ulaştıracak bazı sorularla yol almaya çalışacağız.


Hayal gücünün

ve serbest bırakılmış yaratıcı düşüncenin

maddeye dönüştüğü eserlere

neden kamu sektöründe değil de çoğunlukla özel sektörün faaliyet alanlarında rastlanıyor?

Neden otomotiv,

       mimari,                                         telekomünikasyon,           reklamcılık

sanat ve mobilya tasarımcılığı gibi alanlar tüm yeniliklerin kaynağı oluyorlar?




Resim, fotoğraf, moda ve heykel gibi alanlarda bir biri ardına yetişen büyük ustalara neden aynı sıklıkla kamu yönetimi alanında rastlayamıyoruz?
Özel sektörde hiç durmaksızın yeni birşeyler üretilip yeni yönetim ve pazarlama teknikleri geliştirilirken kamu sektöründe neden

sadece aşılmaları olanaksız "Bürokrasi dağları" yaratılıyor?




Özel sektöre kıyasla sınırsız denilebilecek kaynaklara, kadrolara, parasal ve siyasal güce sahip olmasına karşın, kamu sektörü neden bir üstünlükler ve mükemmellikler merkezi olamıyor da bunların tam tersine, akıldışı karar ve uygulamaların, verimsizliğin, yetersizliğin, savurganlığın ve duyarsızlığın bilinen en eski adresi olarak duruyor karşımızda...?

Özel sektören hangi farklı üretim ve yönetim teknikleri kullanılıyor da kamu sektörü, yukarıda sayılan zaaflarından kurtulmak şöyle dursun, daha da derin zaafiyetlere sürüklenerek son yıllarda ülke kaynaklarının kişisel sermayeye dönüştürüldüğü yolsuzlukların da merkezi haline geliyor?



Küreselleşme sürecinin bir sonucu olarak yeni milenyumda ulusal rekabet gücümüzün tamamiyle 21. Yüzyıla özgü mal ve hizmetler geliştirebilme yeteğimize bağlı olacağı anlaşılmaktadır. Bu yüzden kamu sektörü ile özel sektör arasında giderek büyüyen bu farklılığın nedenlerini ortaya çıkartarak kamu sektörünün üretim ve yönetim altyapısında köklü değişiklikler yapmadığımız sürece bireysel ve toplumsal mutluluğumuz yukarıda işaret edilen yetersizlik ve kusurların gölgesinde kalacaktır.

Bu soruların yanıtlarını bulabilmek için kamu sektörünün yapısını, işleyişini, kullandığı araç ve yöntemleri, temel ilke ve değerlerini, beşeri ve fikri altyapısını bugünkü anlayışımız ve bilgi birikimimiz ışığında incelememiz gerekmektedir.

Geri - 6 - İleri





Sitemiz ve sanal gazetemiz MS Internet Explorer 4.0+ ve 800x600 Res. için optimize edilmiştir.
Dizayn, programlama, uygulama ve yayınlama: Cem Özbatur